14 Mayıs 2016 Cumartesi

Bilecik, Söğüt, Pazaryeri (Dereköy)

Bu haftasonu geçen ay yaptığımız umre ziyaretinde birlikte olduğumuz grubumuzla toplandık. Daha doğrusu Bilecik' li Sadık amcamız bizi evine misafir etti. 
Gezmeyi çok seven bir çift olarak sadece ev ziyaretine gitmek olmazdı, Bilecik' i de gezmek gerekirdi. 
Ön araştırma yaparak yola çıktık, cuma akşamdan çok yorgun olduğum için hiç huyum olmadığı şekilde valiz hazırlama işini sabaha bıraktım zaten bir gecelik bir programdı. 
Valiz hazırla, evi toparla derken saat 10:30 gibi yola çıktık, tabiki kahvaltı yapılmamıştı ve ilk durağımız kahvaltı edebileceğimiz güzel, temiz bir yerdi.
Güzergahımız üzerinde Sapanca olduğundan çok da içeri girip vakit kaybetmeden yol üzerinde açık büfe hizmeti veren Berceste ilk durağımız oldu.
İstanbul Ankara istikameti üzerinde bulunan Berceste dinlenme tesislerin kahvaltımızı bir güzel yaptık, öğle vakti de girdiğinden tertemiz mescidinde abdestimizi alıp namazımızı kıldık, böyle temiz mescitler bulmak her zaman mümkün olmuyor.


Kişi başı 27,5 tl idi merak edenler için :) Peyniri çok seven bir çift olarak çeşitliliği bizi mutlu etmişti. Yolculuk yapanlar için tercih edilebilir.


Kahvaltıdan sonra artık hedefimiz Söğüt idi. Araştırmalarım sonucunda Söğüt ilçesi Bilecik' te tarihi mekanların daha yoğun olduğu bir yerdi. Söğüt ilçesi Şeyh Edebali' nin nasihatiyle bizi böyle karşılıyor.

İlk olarak Ertuğrul gazi türbesine gidiyoruz.

Burada Diriliş Ertuğrul dizisinden sandığım bi rağbet var.


Ziyaretimizi tamamladıktan sonra Söğüt merkeze inelim diyoruz. Merkez parke taşlı yolları olan güzel temiz bir köy. Tam meydanda kahvehane karşılıyor sizi arabayı park edip indiğimizde gezi gruplarını görüyoruz. Peşlerine takılıyoruz. 
İlk durak Çelebi Sultan Mehmet Camii, içeriyi gezip iki rekat namazımızı kıldıktan sonra çıkıyoruz.


Kalabalık Söğüt müzesine doğru gidiyor. Biz de tabii :D Müze iki katlı oldukça küçük 6 vitrinli tarihi bir bina. İçinde dönemin kıyafetleri, el işçiliği seramik ürünleri ve diğer tarım ürünlerini içeren tarihi eserler sergileniyor.


Hemen aşağıda Kaymakam Çeşmesi bizi karşılıyor.1919 yılında Kaymakam Sait Bey taraından yaptırılmış Neo- Klasik üsluptaki çeşme, Osmanlı mimarlık sanatı son dönem eserlerinden biri. Dört tarafı kitabeli tarihi çeşme fotoğraf severler tarafından oldukça ilgi görüyor.


Söğüt ten sonra arkadaşlarla buluşma yerimiz olan Pazaryeri beldesine doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık 45 dk lık yol gidiyoruz. veeee bizi yemyeşil bir köy karşılıyor. Köyün girişinde arabadan inip fotoğraf çekilmeye başlıyoruz :)

Ardından misafir olduğumuz Dereköy e varıyoruz inanılmaz güzel yemyeşil bir doğa karşılıyor bizi.
Köy oldukça büyük 300 ev varmış yaklaşık ama çoğu boş şimdilerde. Evin verandasında biraz soluklanıp köy turu yapmaya çıkıyoruz.
Burası Sadık amcamızın yapımında emek verdiği camii' nin bahçesi. Hayır yaparken kapıların nasıl açıldığını Allah' ın hayır yapanlara nasıl yardımcı olduğundan bahsediyor.

Köyün hemen her bahçesinde mis kokulu akasyalar var. Adını veren dereyi de görmeden dönmüyoruz tabiki :)

Ertesi gün kahvaltımızı edip, mis gibi kahvelerimizi içtikten sonra ev sahiplerimiz bizi çevre köylere gezmeye götürüyorlar. Bu arada Beylikdüzü' nden gelen arkadaşlarımızın getirdiği Şam tatlısını paylaşmazsam olmaz. Kahvelerimizin yanında itinayla hüpletildiler.
İlk hedef Kınık. Burası çömlekçiliğiyle meşhur, yol üzerinde hem tezgahları hem imalathaneleri rahatlıkla görebilirsiniz. Tabiki ben çamura dokunmadan dönmek olmaz diyorum ve oturuyorum tezgahın başına. Yalnız çok başarılı olduğum söylenemez :)
Çıkmadan birkaç hediyelik ve evimize kap kacak alıyoruz. Fiyatları oldukça uygun. Orta boy nasırlı güveç 15 tl, saksılar da 5 er tl.
Ardından Bozcaarmut Göletine gidiyoruz. İnanılmaz bir doğa karşılıyor bizi. Sessiz sakin, kurbağa seslerinden başka hiçbirşeyin olmadığı bir yerdeyiz. Ahşap piknik masaları var. Yapı olarak abant a benzese de haftasonu Abant ın o hengamesinden eser yok. Zannediyorum ki yakın çevre gelmiş buraya. Aslında Bilecik göletleriyle, yaylalarıyla oldukça meşhur bir yer.


Bilecik gezimiz böyleydi, beni oldukça şaşırttı. Ben böylesine güzel bir doğayla karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Gerçekten bir haftasonu göletlerine gidebilir, doğasında kafanızı boşaltıp bolca oksijen depolayıp İstanbul' a bomba gibi dönebilirsiniz. Ev sahiplerimiz Rabia teyze, Sadık amca ve kızları Sibel' e herşey için çok çok Teşekkürler...














1 yorum:

  1. memleketim için yaptığın güzel,samimi yorumlarına teşekkür ederim.Bilecik'te gezilecek yerler bitmedi,bir tur daha rica ediyorum.Bozüyük,Gölpark,Şehy edebali türbesi ve Küçükelmalı göleti görülecek yerler arasında..Geldiğiniz için biz teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil