18 şubat benim doğumgünüm, malum 14 şubat da haftasonuna denk gelmişti birşeyler yapmak lazımdı. Ben Selami Şahin' i çok severim. Kıbrıs Elexus Otel'de 14 şubat programı vardı. Rotamızı Kıbrıs' a çevirdik bu defa. Cuma dan da izin alıp 3 gün yeter deyip düştük yola. Tabi öncesinde bir sürü blog okundu, program gezi haritası çıkarıldı :)
Cuma günü sabah uçağı ile Ercan havalimanına indik. Araç kiralamak uygun diye okumuştum. Kış mevsiminde gittiğimizden ve yüzmek için koy koy gezmek gibi bir ihtiyacımız olmadığından araca gerek yoktu. Havalimanında bizim Havaş lar gibi Kıbhas lar var. Saat başı kalkıyorlar. Ücreti de oldukça uygun. 13 tl. Bu arada Kıbrıs' ta türk lirası geçiyor ve hemen hemen tüm bankaların atm lerine ulaşmak mümkün. Bu konuda çok rahat edeceksiniz. Dahası kredi kartlarını da kullanabiliyorsunuz:)
Neyse biz Kıbhasla yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra Girne ye ulaşıyoruz. O an kendimi adalar da hissediyorum.
Daracık sokaklar minik minik evler. Meydan da inip otelimize doğru ilerliyoruz. Kıbrıs' ta hemen hemen bütün oteller Casinolu olduğundan tercihimizi butik bir otelden yana yapıyoruz. (Kyrenia Palace Boutique Hotel) İstanbul' dayken sitesinden beğendiğim oda için rezervasyon yaptırıp ödemenin tamamını otelde yapıyoruz. Böylece biraz daha pazarlık şansımız oluyor :) Otelin odalarını Rose, Jasmine, Gardenia,Camellia şeklinde isimlendirmişler. Biz Camellia yı tercih ediyoruz. Gene gitsem orada kalırım. Kesinlikle Mükemmeldi. Kişi başı gecelik oda+ kahvaltı 160 tl ödüyoruz.
Otelin dıştan görüntüsü yukarıdaki gibi. Tarihi Girne Kalesi' nin hemen yanında, denize 30 mt mesafede, şehir içine ve Girne Limanı' na birkaç dakikalık yürüme mesafesinde. Otel eski taş bir konaktan dönüştürme. İçindeki tarihi eserlerden gözlerinizi alamıyorsunuz.
Lobi
Otelde her yer antika kaynıyor.
Odamızın arka bahçeye açılan bir de balkonu var. Balkon değil aslında odamızın bahçesi vardı demek daha doğru olur :P Banyosunun güzelliğine diyecek birşey yok zaten ama temizlik on numaraydı !
Odamıza valizimizi bırakıp hemen kahvaltıya gidiyoruz. O gün kahvaltı dahil olmadığından dışarıda bir yer bulmak için çıkıyoruz. Geleneksel bir kişiliğim oluğundan gördüğüm ilk simit sarayına atlıyorum. (Dome otel in karşısındaki) peynir zeytin domates ve reçelden oluşan bi tabağa kişi başı 20 tl veriyoruz. İstanbul' da birçok kahvaltı mekanına gitmiş biri olarak normalde 10 lira etmezdi o tabak. Sonuç hüsran. Simit bile dahil değildi siz düşünün. ve tek çay :( Ardından otele gidiyoruz birkaç saat uyumaya zaten saat hala çok erken ve bütün gece uyumamıştım. Öğlen 2 gibi giyinip çıkıyoruz. Rota Girne Limanı ve Kalesi.
Girne kalesine çıkıp Limanı buradan seyrediyoruz.
Şansımıza hava mis. Girne limanı muhteşem. Deniz muhteşem.
Huzura boğuluyoruz.
İkindi vaktine Tarihi Cafer Ağa Camii' ndeyiz. Kesme taştan inşa edilmiş olan camii dikdötgen planlı ve tek minareli.
Ardından Girne sokaklarını geziyoruz. Cumartesi günü için ets turun Lefkoşa gezisine kayıt yaptırıyoruz. Dome Otel içinde büroları var. Kişi başı 55 tl ödüyoruz.
Akşam yaklaşıyor, acıkıyoruz. Arkadaşlardan aldığımız tavsiyelerle Eziç e gitmek için taksiye biniyoruz. Kıbrıs taki bir diğer ayrıntı bütün taksiler mersedes hem de son model. Taksimetre çalıştırmıyorlar. En düşük 15 tl, bu nedenle yakın yerlere gitmek mantıklı olmayabilir ama uzak mesafe için Türkiye' ye göre daha uygun kesinlikle.
Eziç' te servis kalitesi oldukça iyi ve hızlı. Garsonlar çok profesyonel. Araştırmalarım üzerine Şeftali Kebabı söylüyorum.
İlk bakışta görüntüde sıkıntı yok ama :( köfteleri hayvanının iç yağ zarına sarıp pişirmişler. Mecburen köfteleri kabuk gibi soyup yedim ve bir daha yer miyim emin değilim. İki kişi 70 lira gibi bir ücret ödüyoruz.
Cumartesi erkenden otelimizde kahvaltımızı alıp çıkıyoruz. Fotoğrafı çekmek sonradan aklıma gelmiş :D Ama hellim kızartması, portakal, ayva reçeli, menemen, omlet, sarımsaklı ekmek ve hatırlamadığım bir sürü şeyden oluşan kahvaltımız muhteşem.
Ardından Lefkoşa yoluna düşüyoruz. İlk durak Barbarlık Müzesi. Burası oldukça etkileyici. Burası 1963 yılının acı izlerini taşıyan evden dönüştürme bir müze.Alttaki fotoğrafta da göründüğü gibi bu küvette bir anne ve üç çocuğu şehit edilmiş :(
Ardından Cumhurbaşkanlığı sarayını, kapalı maraş bölgesi ve şehiriçini panaromik olarak gezerek Namık Kemal zindanına ulaşıyoruz. Namık Kemal'in eserlerinden biri olan Vatan Yahut Silistre 1 Nisan 1873'te sahnelendikten sonra, oyunu izleyen
bazı izleyicilerin başlattığı olaylar sonucunda yazar, Mağusa'da mevcut
bulunan bu zindana gönderilmiştir. Namık Kemal 38 ay süren bu sürgün
esnasında defalarca sıtmaya ve başka hastalıklara yakalanmış.
Bir sonraki durağımız olan Lala Mustafa Paşa Camii; orijinal ismi Aziz Nikolas Katedrali olan eski bir Katolik mabed. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti(KKTC)'nin en büyük iki camisinden biri. 1328'de katedral olarak açılmış ve 1571'de Osmanlı
Devleti tarafından
bölgenin ihtiyacını karşılamak için camiye çevirilmiş ve Kıbrıs Fatihi olarak
anılan Lala
Mustafa Paşa'nın adını almış.
Rehberimiz burada çok meşhur olan Petek Pastanesini tarif edip, 1 saatlik mola veriyor. Ben şömineyi görünce deliriyorum tabi :)
Biraz atıştırıp ve dinlenip Magosa surlarına doğru yol alıyoruz( zaten pastanenin karşısı :D)
Manzara muhteşem. Ama fotoğraf değil video çekmişim :( Ardından grup dönüş için toplanıyor. Bizi Elexus otelde bırakıyorlar. Bu oteli anlatmama hiç gerek yok herhalde. Biz sadece sevgililer günü programı için gidiyoruz bu nedenle kıyafet değişimi için kabin soruyorum, bize deluxe oda tahsis ediyorlar 6 saatlik :) Bu nasıl bonkörlük.
Saat 6 gibi kokyetl başlıyor ardından salona alınıyoruz. Ortam muhteşem.
Otel ve program bizi mest ediyor. Gece 1 gibi otelin önünden taksiye binip Girne' ye otelimize dönüyoruz. İstanbul' da 60 tl lik bi mesafeye 30 tl ödüyoruz.
Pazar günü erkenden kahvaltımızı alıp alışveriş için Girne caddelerine dalıyoruz. Aslında araştırmalarıma göre hellimde Özlem ve Reha markası oldukça meşhur ama bizim otelde tattığımız oldukça lezzetli ve riske girmek istemiyoruz. Çatoz markasını tercih ediyoruz. üç markanın kg fiyatı 22- 25 tl civarı ancak havalimanında bu 30-35 tl ye kadar çıkıyor. Şehir içindeki dükkanlardan almanız daha faydalı olacaktır. Bunun dışında yabancı çikolataları artık Türkiye' de de bulmak mümkün ve fiyatlar Kıbrıs' da daha yüksek taşımanıza değmez. Tütün' ün ucuz olduğu söylenmişti gitmeden önce, onda da %20 lik bir fark var. Tercih edilebilir. Tabiki magnetimizi de almayı unutmuyoruz.
Kıbrıs özellikle Girne rüya gibi... Tekrar tekrar gitmek isteyebileceğim bir yer. Eğer vaktiniz varsa ki bu sadece haftasonu da olabilir beklemeyin gidin derim.
Şimdiden iyi tatiller....


lefkoşa çok güzel yer gidip gezmek gerek :) teşekkürler.
YanıtlaSil